Kullanıcı Girişi   |  Ana Sayfa   |   Sık Kullanılanlara Ekle   |   English        
 
Bugün:18.12.2017 | 02:25
 
 
  
 
Altıncı Ulusal Verimlilik Kongresi, 7 Aralık 2017 tarihinde Ankara’da, The Ankara Hotel’de düzenlenmektedir. Verimliliğin her boyutuyla, kurumsal olduğu kadar uygulamaya dönük olarak da ele alındığı Ulusal Verimlilik Kongreleriyle üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasının temsilcileri verimlilik gündemiyle bir araya gelmektedir.

Kongrenin “Türkiye Yeni Teknolojilerin Getirdiği Verimlilik Artışlarına Hazır mı?” başlıklı Açılış Panelinde TTGV Yönetim Kurulu Başkanı ve Vestel Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Ultav, CNN Türk Ekonomi Müdürü Emin Çapa ve Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Yılmaz konuşmacı olarak yer alacaktır. Açılış panelinin ardından düzenlenecek eşanlamlı oturumlarda çağrılı konuşmacılar, sanayinin geleceği, kaynak verimliliği potansiyeli, akıllı tarım uygulamaları, mikro veriler ışığında firma dinamikleri, firma düzeyinde verimlilik artışının kaynakları, işgücünün geleceği gibi konu başlıklarında güncel çalışma bulgularını, görüşlerini ve iyi uygulama örneklerini paylaşacaktır.

Altıncı Ulusal Verimlilik Kongresi ücretsizdir ve ön kayıt gerektirmeksizin genel katılıma açıktır. Program ve diğer ayrıntılı bilgiler, www.verimlilikkongresi.gov.tr sitesinde sunulmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün yazısına atıfta bulunularak, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 14 üncü maddesinde;
- İşverenin, iş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü, sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını ise öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü,
- Sağlık hizmeti sunucularının kendilerine intikal eden iş kazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının ise meslek hastalığı tanısı koydukları vakaları en geç on gün, içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlü kılındığı, anılan Kanunun 26 ncı maddesinde ise söz konusu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere idari para cezası uygulanacağının öngörüldüğü, uygulanacak idari para cezası miktarının da işyerinde çalışan sigortalı sayısına ve işyerinin tehlike sınıfına göre farklılaştırıldığı belirtilmiştir.
Konu ile ilgili olarak sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen iş kazası ve meslek hastalıkları provizyonlarının, işverenlerin İş Kazası ve Meslek Hastalığı e-Bildirim uygulaması üzerinden https://uyg.sgk.gov.tr/IsvBildirimFormu/welcome.do linkinden görüntülenmesi hususunda program çalışmalarının tamamlandığı, söz konusu iş kazası ve meslek hastalıkları provizyonlarının iş kazası ve meslek hastalığı bildirim ekranlarından her işverenin kendi sigortalılarını görüntülemesinin sağlandığı bildirilmiştir.
İlgili üyelerimizin bilgi ve dikkatlerine sunulur.
SAYIN ÜYEMİZ
İlgi: TOBB’nin 09.11.2017 tarihli ve 17316 sayılı yazısı
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı´ndan alınan yazıda, BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Gıda Güvenliği Koomitesi´nin 44.Toplantısı (CFS44)´nın 9-13 Ekim 2017 tarihlerinde Roma´da FAO merkezinde düzenlendiği belirtilmektedir.Söz konusu toplantıya Bakanlık personelinin yanında Roma Büyükelçiliğimizden de katılım sağlandığı ifade edilmektedir.
CFS 44.toplantısında, gıda güvenliği alanındaki paydaşlar bağlamında, özel sektörün gıda israfı ve kaybının önlenmesiyle ilgili rolüne de işaret edildiği belirtilmektedir.Bu kapsamda Dışişleri Bakanlığın´dan alınan bir yazıya atfen toplantı kapsamında CFS´nin Özel Sektör Mekanizması´nın sekretaryası görevini yürüten İnternational Agri-Food Network Adlı Oluşum tarafından 12 Eylül 2017 tarihinde CFS44´e katılan ülkelerin resmi yetkilileri ve özel sektör temsilcileri için bir akşam yemeğinin verildiği belirtilmektedir.
Söz konusu etkinliğe Roma Büyükelçiliğimizin katılım sağlamış olduğu verilen akşam yemeğinde anılan oluşumun Başkanı Donald Moore´un üretim, işleme ve depolama süreçlerinde gıda israfı ve kayıplarını en aza indirgemek için FAO üyesi ülkelerdeki özel sektör kuruluşlarıyla irtibat kurmak ve birlikte çalışmak istediklerini belirttiği, katılımcılardan bahsekonu isteklerinin ülkelerindeki özel sektör kuruluşlarına iletilmesi hususunda yardım talep ettiği belirtilmektedir.
Anılan oluşum hakkında ayrıntılı bilgiye http://www.agrifood.net/ adresinden ulaşılabilmektedir.
Üyelerimize duyurulur.
TOBB’dan Odamıza gelen yazıda; 14/01/2015 tarihli ve 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki 29/01/2015 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kanun gereğince hazırlanan [tirnak]Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik Taslağı[tirnak] hakkında görüşlerimiz sorulmaktadır.
[tirnak]Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik Taslağı[tirnak] metnine ve Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen [tirnak]Taslaklar Hakkında Görüş Bildirilmesinde Kullanılacak Form’a http://kobi.org.tr/index.php/haberler/kob-haberler/1117-tasinmaz-ticareti adresinden ulaşabilirsiniz.
[tirnak]Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik Taslağı[tirnak] hakkında var ise görüşlerinizi, Taslaklar Hakkında Görüş Bildirilmesinde Kullanılacak Formu doldurularak 24 Kasım 2017 tarihine kadar
bildirilmesi ve ayrıca elektronik ortamda kobi@tobb.org.tr adresine iletilmesini rica ederiz.
TOBB’dan Odamıza gelen yazıda; 14/01/2015 tarihli ve 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki 29/01/2015 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kanun gereğince hazırlanan [tirnak]Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik Taslağı[tirnak] hakkında görüşlerimiz sorulmaktadır.
[tirnak]Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik Taslağı[tirnak] metnine ve Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen [tirnak]Taslaklar Hakkında Görüş Bildirilmesinde Kullanılacak Form’a http://kobi.org.tr/index.php/haberler/kob-haberler/1117-tasinmaz-ticareti adresinden ulaşabilirsiniz.
[tirnak]Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik Taslağı[tirnak] hakkında var ise görüşlerinizi, Taslaklar Hakkında Görüş Bildirilmesinde Kullanılacak Formu doldurularak 24 Kasım 2017 tarihine kadar
bildirilmesi ve ayrıca elektronik ortamda kobi@tobb.org.tr adresine iletilmesini rica ederiz.
Sayın Üyemiz,

TOBB tarafından Odamıza iletilen 8 Kasım 2017 tarihli, 17209 sayılı yazıda, ülkemiz ile Norveç, İsviçre, İzlanda ve Liechtenstein’da oluşan Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması’nın revizyonu kapsamında anlaşmaya eklenmesi öngörülen Ticaretin Kolaylaştırılması Faslı müzakereleri ile ilgili özel sektörün değerlendirmelerine ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir.

Bilindiği üzere, Dünya Ticaret Örgütü Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması 22 Şubat 2017 tarihinde küresel olarak yürürlüğe girmiştir. Uzun bir müzakere dönemi sonrasında kabul edilen Anlaşma’ya, 1 Kasım 2017 tarihi itibariyle 122 ülke taraf bulunmakta ve anılan rakam gün geçtikçe artmaktadır.

Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması; dış ticaretin etkinliğini artıracak, maliyet ve işlem sürecini kısaltacak her türlü düzenlemeyi kapsayan ticaretin kolaylaştırılması kavramı çerçevesinde gümrük ve ticaret işlemlerinin ve idari süreçlerin modernizasyonu ve basitleştirilmesi, ileri teknoloji kullanımı, altyapının geliştirilmesi ve standartların uyumlaştırılması gibi ihracat, ithalat ve transit prosedürlerinin daha kolay, daha hızlı ve daha düşük maliyetli yapılabilmesini amaçlayan bir politikalar seti olarak önem taşımaktadır. Anlaşma ayrıca; gerek ulusal boyutta dış ticarete konu eşya akış prosedürlerimizin iyileştirilmesi ve gerekse de ihracatçılarımızın dış pazarlara girişinde kolaylaştırılmış sınır geçiş prosedürlerine tabi olmaları bakımından da önemlidir.

Bu kapsamda; 3 Aralık 2016 tarihli ve 29907 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2016/27 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması hükümlerine uygun olarak gerek ülke içerisindeki işlemlerin takibatı ve gerekli iyileştirmelerin yapılması ve gerekse de yurtdışında ihracatçılarımızın Anlaşma hükümleri doğrultusunda dış pazarlara erişiminin kolaylaştırılması için Türkiye Ticaretin Kolaylaştırılması Kurulumuz tesis edilmiş bulunmaktadır. Kurul, kamu kurumlarımız ile özel sektörümüz arasında ticaretin kolaylaştırılması konusunda koordinasyon ve işbirliğini sağlayacak ve pozitif ticaretin kolaylaştırılması reformlarını hayata geçirecek bir platform görevi üstlenmiştir.

Bu bağlamda, ülkemiz uluslar arası ticaret altyapısının geliştirilerek rekabet gücümüzün yükseltilmesi, ticaret erbabımıza yönelik daha hızlı ve kaliteli hizmet sağlanması ve ülkemize yönelik doğrudan yabancı yatırımların daha da artırılması adına dış ticaret iş yapılabilirlik pozisyonumuzun gelişmiş ekonomiler seviyesine çıkarılması için Türkiye Ticaretin Kolaylaştırılması Kurulumuz çalışmalarına, 24 Mart 2017 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen 1. Genel Kurul Toplantısı ile başlanmıştır. Ticaretin Kolaylaştırılması Kurulu Teknik Komitesi 1 inci Toplantısı da 19 Nisan 2017 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir.

Anılan toplantılar kapsamında ‘’2018-2022 Dönemi Türkiye Ticaretin Kolaylaştırılması Stratejisi ve Eylem Planı’nın hazırlanmasını teminen Ticaretin Kolaylaştırılması Stratejisi ve Eylem Planı Çalışma Grubu kurulmuş ve geçtiğimiz son dört aylık evrede yoğun teknik toplantılar gerçekleştirilmiştir. Akabinde, ‘’Türkiye Ticaretin Kolaylaştırılması Kurulu-Ticaretin Kolaylaştırılması Ulusal Strateji Çalıştayı’’ 2-5 Ekim 2017 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilmiştir.

Tüm bu süreçte; başta şeffaflık ve öngörülebilirliğin sağlanması olmak üzere kamu ve özel sektör arasında işbirliğinin güçlendirilmesi, teknolojik gelişmelere uyum, reformların sürekliliği ve çözüm odaklı bir çalışma prensibi Türkiye Ticaretin Kolaylaştırılması Kurulumuz çalışmalarının temel kriterlerini oluşturmuştur. Kurul bu yönüyle, kamu ve özel sektör ortaklığı açısından modern işbirliğinin Türkiye’de öncü yapıtaşlarından da birisi olmuştur.

Geleneksel kamu işleyişine nazaran proaktif bir çalışma ilkesi ile kazan-kazan prensibi doğrultusunda, gerek kamu idarelerimizin ve gerekse de özel sektörümüzün fayda sağlayacağı taraflar arası etkin fikir alış verişi ve şeffaflık odaklı bir işleyişe dayalı olarak, ülkemiz gelecek politikalarını tayin etmeye yönelik bu istişare yaklaşımının, dış ticaret erbabımızın gelişmiş ülkelerdeki mukim rakipleri ile aynı verimlilikte ve benzer şekilde ülkemiz kamu idarelerinde iş süreçlerini yürütebilmelerine olan katkısı dikkate alınarak, ticaretin kolaylaştırılması boyutu ile ülkemizin ulusal çıkarlarının diğer ülkeler nezdinde de optimum düzeyde takibatının ve işleyişin hakim kılınması amacıyla Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) Ticaretin Kolaylaştırılması Faslı müzakerelerine de genişletilmesinin yararlı olacağı öngörülmektedir.

Bu bağlamda, gerek ülkemizin mevcut STA’ları ve gerekse de hali hazırda müzakereleri devam etmekte olan STA’lar kapsamında ticaretin kolaylaştırılması alanındaki bu tür müzakerelerin, eşya akış trafiği ile ilgili olması sebebiyle piyasada doğrudan etkilerinin olabileceği değerlendirilmektedir. Bu nedenle; muhatap ülke/ülke grupları ile ikili ticaretteki eşya dağılımının çıkartılması ve ağırlıklı sektörlerimiz ile STA yapılması öngörülen ülke /ülke grupları pazarında gümrük ve diğer sınır idareleri kontrolleri, belge usul ve edinim süreleri ve esas olarak DTÖ Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması temelinde tarife dışı engeller olarak dış ticaret erbabımızın bu ülkelerde karşılaştıkları sorunların tespit edilmesi ve bu sorunların STA Ticaretin Kolaylaştırılması müzakerelerinde nasıl bertaraf edileceğine dair yöntemlerin belirlenmesini teminen bu müzakereler öncesinde, özel sektörümüz ile istişarelerin gerçekleştirilmesinin ve ülkeler ile ticaretin kolaylaştırılması görüşmelerinin somut işleyiş ve iyileştirme odaklı olarak yürütülmesinin ülkemiz çıkarlarına daha yararlı olacağı ve net katkılar sunacağı mütalaa edilmektedir.

Bu kapsamda, ilk olarak hali hazırda görüşmeleri devam eden ülkemiz ile Norveç, İsviçre, İzlanda ve Liechtenstein’dan müteşekkil Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) arasındaki STA’nın revizyonu çerçevesinde Anlaşmaya eklenmesi öngörülen Ticaretin Kolaylaştırılması Faslı müzakerelerinde, bu vizyon temelinde özel sektörümüz değerlendirmelerine ihtiyaç duyulmaktadır. EFTA ülkelerine yönelik ihracatımız incelendiğinde esas olarak, kıymetli taş ve metaller ile bunlardan mamul eşya; nakil vasıtaları; bitkisel ürünler; mineral maddeler; adi metaller ve adi metallerden eşya; dokumaya elverişli maddeler ve bunlardan mamul eşya; makinalar ve mekanik cihazlar, elektrik malzemeleri ve gıda sanayi müstahzarları sektörlerinin ülkemiz dış ticaretinde önemli yer tuttuğu görülmektedir.

Bu kapsamda, TOBB’a iletilmek üzere, üyelerimizin görüş, öneri ve değerlendirmelerin Odamıza (hande.turker@izto.org.tr) en geç 16.11.2017 tarihine kadar iletilmeleri rica olunur.

Saygılarımızla,
 
  
Dönem içindeki tüm etkinliklerimizi görmek için etkinlik sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
 
 
  
 
ZONGULDAK 
 
 
 
* E-posta adresinizi yazın
 
 
 
 
 
 
Ana Sayfa > Kdz.Ereğli Hakkında > Kdz.Ereğli Coğrafi Konum
 
İLÇENİN KONUMU
 
Kdz.Ereğli bağlı bulunduğu Zonguldak ilinin batı ucunda, 41 derece 51 dakika kuzey enlemi ile 31 derece 25 dakika doğu boylamında yer almaktadır. Karadeniz, ilçenin kuzey ve kuzeybatısındadır. İlçenin doğu'sunda doğu'sunda Zonguldak merkez ilçe ile Devrek ilçesi, Güneyinde ise Bolu ilinin Akçakoca ve Yığılca ile Zonguldak ilinin Alaplı ilçesi bulunmaktadır.

Ereğli, 782 kilometrekarelik (73.008 hektar) yüzölçümü ile Zonguldak'ın en büyük ilçesidir. Batı Karadeniz'in sahile dik yamaçlarla inen doğal yapısı, Ereğli'ye hakimdir. Yükseklikleri 200-250 metre arasında değişen tepeler, ilçenin genel görüntüsü içinde öne çıkmaktadır. Ereğli - Alaplı arasındaki kesintisiz tepeler Ereğli'nin önemli bir özelliğidir. Arazi, genel olarak, dağlık ve engebelidir. Yer yer derin vadilerle kesilen arazi, Zonguldak'a doğru yükselmeye başlar. İl sınırları içindeki yükselti, 2000 metreyi geçmez. İlçede büyük ova ve yayla yoktur.Ereğli, il genelinin aksine, %0-10 eğimi ile sınai kentleşmeye çok elverişli bir yapıdadır.
 
DAĞLAR
Ereğli çevresindeki dağlar, ilçeye doğru birbirinden ayrılarak tepe ve tepecikler silsilesi şeklini alır. Civarındaki en önemli yükselti, Aladağ kütlesidir. Buradan Çile tepesi'nde ayrılan bir kol Ereğli sınırında üçe bölünür. Batıya uzanan kol Kızıltepe (1.846 m.), Kantartepe ve Orhantepe ( 920 m.) adlarını alır. İkinci kol denize ilerleyen merkez dağ silsilesidir. Burası ormanlarla kaplıdır ve dik yükseltileri vardır. Kente doğru alçalıp yayılarak denize varır.

Ereğli'nin kuzeybatısında Keşiftepesi (Keştepe), Maltepe; kuzeyinde Heraklea Tepesi (Kaletepe) ; doğusunda Göztepe (Gözetleme Tepesi); güneydoğusunda Örencik Tepesi ile onların arasında Handeresi, Kemer Deresi, Tabakhane Deresi (Penceş Deresi) ve Kabasakal Dersi bulunmaktadır.
 
KIYILAR
Plaj alanları dışında kalankıyılar yüksek ve yalıyarlardır. İlçenin kuzeyinde 150 metrelik bazı yerlerde de 1 - 2 metrelik yalıyarlar bulunmaktadır.

İlçenin kuzeydoğusunda, Köseağzı ile Değirmenağzı arasında karaya doğru, 10 - 12 derece eğimli, kalker tabakalrdan oluşmuş 100 -150 metre yükseklikte yalıyarlar uzanır. Bun lar, "aktif yalıyarlar" arasında yer almaktadır.

Ereğli'nin kurulduğu kıyının doğal görünümü, denizin, Erdemir karayolu ve demiryolu için doldurulmasıyla bugünkü halini almıştır. Göztepe eteklerinden Bababurnu'na kadar uzanan sahil yolu nedeniyle eskiden denizle temasta olan dik kıyı ve evler (eski yalılar) yaklaşık olarak 30 yılı aşkın süredir 50 - 60 metre kadar içerde kalmış veya içeriye itilmiştir.

Göztepe'nin güneyinde Kepez Deresi ve Gülüç Irmağı'nın kıyı ovaları bulnmaktadır. Bunlrın sahilinde ise 1950'li yılların sonlarında bölgenin en büyük kumsalı (2,5 km.) olan Uzunkum kumsalı bulunuyordu. Bu plaj ve ovaların üzerine Ereğli Demir Çelik Fabrikaları (Erdemir) inşa edilmiştir.

Özet olarak, Ereğli'nin Erdemir'den önceki kıyı şeridi ile bugünkü kıyı şeridi arsında çok büyük değişiklik vardır. Denize yapılan dolgular ile kıyının doğal yapısı çok farlılaşmıştır.
 
ORMANLAR
İlçemiz topraklarının %56'sı karışık ormanlarla kaplıdır. Ormanlık alanların, yükseltisi 1.000 metreye kadar olan yerlerinde, ağırlıklı olarak meşe, köknar, gürgen ve ıhlamur ağaçları vardır. 100 metreden yükseklerde ise; kayın, köknar, çam gibi ağaçlar çoğunluktadır. Ormanlık alanların alt örtüsü (ormanaltı örtüsü) hayli zengindir. Funda, ormangülü, çoban püskülü, ayı üzümü, kocayemiş, kiraz, böğürtlen, pırnal meşesi ile çayır otları bunlar arasında sayılabilir.
 
AKARSULAR
Ereğli İlçesi, büyük akarsuya sahip değildir. Mevcut akarsular yaz mevsiminde cılızlaşır, baharda canlanırlar.

Akarsuların kaynakları, akarsuyu kıyılarından itibaren yükselen 25 - 30 metrelik sırtlardadır.

İlçedeki mevcut akarsuları şu şekilde sıralamak mümkündür. Gülüç Irmağı, uzunluğu 30 -35 kilometre civarındadır. Kaynağı, Devrek ilçesi sınırındaki Hörgüçtepe yakınlarındadır. Irmağın ana kaynakları ; Hörgüç deresi, Kurtsuyu deresi, Kızlar deresi ve Aydınlar dersi'dir.Bu dereler güneybatı yönünde akar, Ereğli yakınlarında vadisi genişler. Burada Ereğli ovası yer alır. Baraj yapılmadan önce Gülüç ırmağı ovada 2 kilometre kadar deniz seviyesinde ve yavaş şekilde akar, genişliği 40 metreye ulaşırdı. Kayıklar, yaklaşık olarak 2 kilometre kadar içerilere girebilirdi. Irmak, ilçe merkezinin güneyinde denize dökülen ırmağın 67.000 hektar su toplama havzası vardır. Havzanın %55'i tarım arazisi, %30'u bozuk orman, %15'i maki, çalı, mera, dereyatağı ve iskan alanlarıdır.

Gülüç ırmağı'nın debisi 1.8 metreküp/sn. (ortalama), arazi 199.8 metreküp/sn.'dir. Lycus adıyla Yunan Mitolojisine, Kızlar dersi adıyla da Anadolu Efsanelerine konu olmuştur.

Kızılcıksu : Mitolojiye Sycus adıyla konu olan bu suyun kaynağı Karapınar bucağındadır.

Küçük Akarsular :  Ereğli'de bunların dışında çok sayıda küçük akarsu vardır. Bunların başlıcaları şunlardır : Soğanlıdere, Gümüşsuyu, Ömerli deresi, Kazan deresi, Bez deresi, Kemer deresi, Han deresi, Alacaağzı deresi, Karlık deresi, Ağıllar deresi, Yapıyanı deresi, Neyren deresi (Çataldere) ve Değirmenağzı deresi.
 
KDZ.EREĞLİ'NİN İKLİMİ
İlçemizin İklimi Karadeniz'e özgü ılıman iklim özelliği taşımaktadır. Yazları çok sıcak olmaz. Kurak da değildir. Isı 35 dereceyi geçmez. Kış aylarında ısı ortalama 10 derecenin altına inmez. Yaz ile kış arasındaki ısı farkı 15 derece civarındadır.  Gündüz ve gece arasındaki ısı farkı da ortalama 5 derecedir. Yıllık ortalama nem oranı ise %75 dolayındadır.

Ereğli bol yağış alan bir bölge içindedir. Yıllık ortalama yağış miktarı kilometrekareye 1.163 kilogram'dır, ortalama yağışlı gün sayısı 157 gündür.

İlçenin kuzey kesiminin yüksek bir sırtla kaplı olması, sadece limanı değil; tüm olarak kenti de Yıldız ve Poyraz rüzgarlarından korumaktadır. Ereğli'de yıllık ortalam ısı, 13.7 derecedir.Yılda 22 gün don olayı gözlenmektedir. Don olayının gözlendiği aylar, Ocak ve Şubat'tır. Yılın en soğuk ayları bu aylardır. En soğuk ay olan Ocak ayının ısı ortalaması 6 derecedir. Kar devamlı yağmaz. Ereğli'nin yıllık ortalama karlı gün sayısı 6.5 gündür.

İlçeye Ocak, Şubat ve Mart aylarında genellikle Kuzey rüzgarları hakimdir. İlçede ortalama rüzgar hızı 8.8 m/sn.'dir. Nisan ve Mayıs aylarında hava çok durgundur. Bu aylar en rüzgarsız aylardır. Sadece geceleri karadan denize Kesişleme denen hafif rüzgar eser.

Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları ilçenin en sıcak aylarıdır. En sıcak ay olan Temmuz ayı ortalaması 21 derecedir. Bu aylar aynı zamanda ilçenin en kurak aylarıdır. Eylül ayında Karayel, Poyraz, Lodos gibi değişik rüzgarlar eser. Ekim-Kasım aylarında ilçeye Karayel ve Lodos hakim olur. Bu aylarda çok yağmur yağar. Batı rüzgarları; Karayel ve Lodos yağmur, Kuzey rüzgarları ; Yıldız ve Poyraz kar getirir. Mart sonunda yağış biter.

İlçede yılda ortalama açık gün sayısı 62, ortalama sisli gün sayısı 12, ortalama bulutlu gün sayısı 207, ortalama kapalı gün sayısı 95, ortalama dolulu gün sayısı 0.5, ortalama kırağılı gün sayısı 10,ortalama toprak sıcaklığı 16 derece, yerel ortalama yaygın basınç 1.015.4 mb. dolaylarındadır.